• BLOG
  • Çocukdan Öğrenebileceğiniz 5 Pazarlama Taktiği

Çocukdan Öğrenebileceğiniz 5 Pazarlama Taktiği

30 Nisan 2014

 

İnsanlar pazarlık etmeyi erken yaşlarda başlarken. Bebek ilk doğduğu andan beri size kendini pazarlar; ağlar ve karnının aç olduğunu, bir şeyler istediğini anlatır. Bu doğuştan öğrenilmiş alışkanlık çocuk büyüdükçe daha tehlikeli bir durumdadır. Çünkü artık ağlamanın iyi pazarlama taktiği olduğunu öğrenmiştir. Çoğu zaman görmüşsünüzdür AVM, pazar vs. yerlerde çocukların yerlere yatarak bir şeyler elde etmeye çalıştığını. Çoğu zamanda başarılıdırlar. Bunu her ebeveyn destekleyecektir. İki yaşındaki çocuğunuz size eğer yemekten sonra tatlı olarak dondurma varsa daha fazla sebze yemeyi teklif edebilir. Küçük çocukların pazarlıkla ilgili pek çok taktiği vardır. Onların sevdikleri oyuncağı güvence altına almak için, tatlı için ya da daha geç uyumak için kullandığı taktikleri profesyonel yaşamın herhangi bir evresinde kullanabilirsiniz.

1. İşe önce yardım teklif etmekle başlamak

Çocuklar ebeveynlerinden bir şey istemeden önce genellikle ev işlerine ekstra katkıda bulunmaya başlar. Proaktif olarak yaptıkları fazladan birkaç ev işi oyunlarının en motive edici parçasıdır ve durum genellikle çocukların lehine sonuçlanır. İş yaşamında da durum benzerdir. Sizin için iyi işler yapmış olan birine evet demek ya da onunla çalışmak daha kolaydır.

2. Zamanlama

Çocuklar zamanlama konusunda muhteşemdir. Bir şey isteyecekleri zaman genellikle yemek hazırlamak ya da küçük çocuğunuzu uyutmaya çalışmak gibi bir işle meşgul olduğunuz bir zamanı seçerler. Başka bir işle meşgulken birine çok daha kolay evet cevabı verirsiniz. Bu yüzden hedefinizin davranışlarını gözlemleyin ve pozitif bir cevap almak için uygun zamanı kollayın.

3. Güçlü bir ortak bulmak

Çocuklar genellikle bir istekte bulunmadan önce kardeşlerini onlara destek olması için ikna ederler. Mantıklı bir konuda birini ikna etmek için aynı fikirde olan iki kişi bir kişiden çok daha güçlü ve etkilidir. Benzer bir şekilde potansiyel bir iş ortağına ya da karar vericiye yaklaşmadan önce etkili bir grup kurup fikirlerin üstünden geçmek size oldukça yardımcı olacaktır. Bir fikre ya da isteğe inanan bir takıma hayır demek oldukça zordur.

4. Sempatiyi kullanmak

Yetenek önemlidir fakat sempati ve duygusal bağlar çok daha güçlüdür. Ebeveynler çocuklarının sevimli bir gülümseme ekleyerek bir şey istemelerine çok zor hayır diyebilirler. İnsanlar duygusal yaratıklardır. Pozitif kişisel bağlantılar önemlidir. Toplantı odasında pazarlık ettiğiniz kişiyle dışarıdaki bağlantınız anlaşmanın nasıl sağlanacağı ya da sağlanıp sağlanmayacağı konusunda belirgin bir etkiye sahiptir.

5. Karar vericiyle konuşmak

Çocuklar bir konuda pazarlık ederken evde o konuda kimin yetkili olduğunu çok iyi bilirler. Onlara evet diyebilecek kişiyi hedeflerler. Eğer evet cevabını alamazlarsa bu kez ikinci karar vericiye doğru yönelirler. İş yaşamında da evet deme yetkisi olmayan biriyle uzlaşmaya çalışmak zaman kaybıdır. Anlaşmanın büyüklüğünden bağımsız olarak doğru insanla konuştuğunuzdan emin olun. Aksi takdirde ortada ödül olarak bir dondurma ya da tatlı olmayacaktır.

Bu pazarlama taktiklerinden biraz kendimiz pay çıkarırsak büyük fayda sağlayacağını düşünmekteyim. Tabi ki size ortak bulurken ağlamanızı önermiyorum 🙂 .  Buradan yola çıkarak kendi pazarlama taktiğinizi geliştirebilir ve bunu etkin bir biçimde kullanabilirsiniz. Zyani dediğimde aklınıza mutlaka anlattığı ortaklık hikayesi gelecektir: Aslında saçma olduğunu düşündüğü iş için arkadaşının işi bırakmasına engel olmak adına yani arkadaşına ne kadar saçma sapan şeyler olduğunu kanıtlamak adına onunla beraber yol almış ve sonu zaten hepimiz biliyoruz 🙂 . Kendinizi mutlaka her zaman yenileyin ve bundan vazgeçmeyin. Değişin, değişime ayak uydurun ve bırakın içinizdeki ses doğru kararı versin. Bu karar vermede sakın zihnin ve arkadaşlarınızın oluşturduğu bulantıya kanmayın.

Hadi ne duruyorsun? Şimdi! Şimdi! Şimdi! Başla! Now!

Çocukdan Öğrenebileceğiniz 5 Pazarlama Taktiği
Yazıyı Oyla

Author:

Bir çok girişimde bulunarak çokça başarısız tecrübe yaşadı. Bu başarısızlıklarının gücüne güç kattığı görüşünde. 2003 yılında öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi'nde hala bu görevi başarıyla sürdürmekte. Sosyal medya ve internetin gücüne olabildiğince inanıyor ve kullanıyor. Sitenin yazılımı, içerik editörlüğünü ve pazarlamasını yürütmekte.

Etiketler